31 Ağustos 2009 Pazartesi

HOŞGELDİNİZ(welcome)

sevgiduatarihtarihsavaÅ?vatanvatanseher
Jennifer Lopez'in güzel sarkilari

ANADOLU TARİHİNDEN RESİMLER

18 Ağustos 2009 Salı

SEVGİ,TÜM TOPLUMLARIN HAYAT KAYNAĞIDIR.

GO TO CHERRYDESIRES.COM
GO TO CHERRYDESIRES.COM
loveGO TO CHERRYDESIRES.COM
loveGO TO CHERRYDESIRES.COM
loveİNSANLARI SEVİN.Ünlü Psikolog Erich Fromm, Sevme Sanatı adlı eserinde, "sevgiye yer vermeyen toplumların gelecekte yok olacakları"nı yazar. İncil, sadece komşularınızı değil düşmanlarınızı da sevin, diyor. İslam dininde de aynı şey var. Hz. Muhammed’e göre de "komşunuzu sevmedikçe gerçek Müslüman olamazsınız." Mevlana da diyor ki: " düşmanının 40 defa iyiliğini söyle o senin dostun olur, çünkü kalpten kalbe yol gider." Dr. Freitag, sevgi için şunları söylemiştir: "sevgi terapidir, sevginin olduğu yerde korku yoktur. Sevgi her derde devadır, sevgi hayatı uzatan bir iksirdir. Sevdikçe istediğiniz her şeyi fazlasıyla elde edersiniz. Ne mutlu, sevgide müsrif olabilenlere." Emmet Fox der ki: "Yeterince sevebilirsen, dünyanın en güçlü insanı olabilirsin." Şu halde sevgi evrensel olup bütün dinlerde ve bütün kültürlerde vardır. Goethe’ye göre insan sevmedikçe hiçbir şeyi anlayamaz. Mevlana der ki : " Sevgi acıları tatlandırır, bakırları altın eder, dertler sevgi ile şifa bulur, sevgi ölüleri diriltir, padişahları kul köle eder."TUNALIM...
Indim Havuz Basina - Fasl-i BeyogluMiss Hooters International Video

ÖZLENEN GÜZEL İNSAN...

GO TO CHERRYDESIRES.COM
GO TO CHERRYDESIRES.COM
LOVEGO TO CHERRYDESIRES.COM
Tüm insanları seveceksinHosgeldin Güzel Insan

Koca bir yürek lazim insan olmaya
Bir çift göz gerek,
Sefaleti görmeye...
Bir çift kulak feryatlari duymaya
Ve bir dil gerek
Haksizligi haykirmaya....
Bakan;
Görmeyen gözün varsa,
Duyan;
Almayan kulagin
Ve susup konusmayan bir dilin;
Nedir bir böcekten farkin?
Nerde kaldi yüce irkin?

Ekmegini çigneyecek yutmayacaksin..
Onca aç insanla paylasacaksin....
Hemde çignedigini
Yani zor olani
Yani emegini
Yani yutmaya kiyamadigini
Çignedigini paylasacaksin
Açacaksin kulaklarini
Bir yetimin yüregindeki
Saganak yagmur gözyasini duyacaksin....
Sevgi, ask,güzellik kusacaksin....

Ve durup bos yada dolu
Bir meydana...
Ellerini açip havaya,
Içinden geldigi kadar,
Dilinin döndügü,
Gücünün yettigi kadar,
Avazin çiktigi kadar
Aklinin aldigi kadar
Haykiracaksin...
Çünki;
Seninle yeserecek bebegine
Süt bulamayan ananin umutlari.
Paylasacaksin...

Iste o zaman
Içimizdeki bencil böcek
Kanatlanacak,
Kanadi kirilacak
Çatlayacak
Ve ALLAH (cc) yarattigi
Insan olacaksin....
Bak dünya nasil mutlu olacak
Sen hayati paylastigin zaman.
Ve bunlari bir yapsan......
Hosçakal çirkin böcek,
Hosgeldin güzel insan (Tunalım...)

ACIMAYIN KALBİNİZE,SEVİN..

GO TO CHERRYDESIRES.COM
LOVEGO TO CHERRYDESIRES.COM
I LOVE YOUSen;
Göz yaslarimin aynasina serabi düsen güzel
Bir dokunda kalbime
Bin mutluluk kucaklasin beni gelmeden ecel

Acimayin kalbinize sevin gönlünüzce
Ask çiçekleri açsin gözlerinizde
Koklasin bütün dünya her gece
Acimayin kalbinize

Yayilsin askiniz her aninizda hücrelerinize
Çatlasin kötü yanlariniz
Akliniz doyumsasin askinizi
Ruhunuz duyumsasin sevdanizi
Sevin gönlünüzce korkmayin
Acimayin kalbinize

Ask çiçekleri sudur
Hayat verir içinize
Sevdalar irmak gibi dolar
Inceden kalbinize
Sevin sevin hiç durmayin
Acimayin kalbinize

Sevdalar çizsin yanlarinizi
Kanatip batsin derinize
Siz siz olun
Acimayin kalbinize ...
Tunalım...GO TO FREAKYPEACH.COM
FREAKYPEACH.COM

UNICEFTURK

GO TO CHERRYDESIRES.COM
UnicefturkUNICEF NEDİR?.
Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF, dünyada çocuk haklarının başlıca savunucusudur. Hükümetlerle çalışarak kalıcı sonuçlar elde eden bir örgüttür. Bütün çocukların bedensel, zihinsel ve sosyal bakımdan mümkün olan en üst seviyeye erişecek şekilde gelişebilmeleri için gereken haklarını belirleyen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, UNICEF’in çalışmalarının temelini oluşturur.

UNICEF bugün Türkiye dahil 158 ülke ve bölgede çocukların sağlık ve beslenme, eğitim, acil yardım, korunma, temiz su ve temiz ortamda yaşama haklarını sağlamak için çalışıyor. Ortaklarla çalışan UNICEF, bütün dünyada hükümetler ile öğretmenlerden gençlere ve annelere kadar çeşitli grupların çocuklara daha iyi bir gelecek vermek için yaptığı çalışmalarda teşvik edici rol oynuyor.

Misyon beyanı

UNICEF, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, çocukların haklarının korunması ve savunulması, onların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve onlara potansiyellerinin en üst düzeyinde gelişebilecekleri ortamların sağlanması ile görevlendirilmiştir.

UNICEF’in rehberi Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesidir; çocuk haklarının kalıcı ahlâk ilkeleri ve uluslararası davranış standartları olarak ülkelerce benimsenmesi için uğraş verir.

UNICEF’e göre çocukların yaşatılmaları, korunmaları ve gelişmeleri insanlığın gelişme öğesi olan evrensel kalkınmanın belirleyicileridir.

UNICEF siyasi istekliliği ve maddi kaynakları harekete geçirerek, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ?çocuklara öncelik verme? ilkesinin yerleşmesi için çalışır ve çocuklarla ailelerine yönelik politikaların saptanması ve hizmetlerin götürülmesinde yardımcı olur.

UNICEF kendini, özellikle en muhtaç durumdaki çocukların yardımına koşmaya adamış bir kuruluş olarak savaş, çatışma ve doğal afet ortamlarında olan çocuklara ve ailelerine yardım götürür. Aşırı yoksulluk içindeki ve her türlü şiddete, istismara maruz kalmış çucuklarla, engelli çocuklara UNICEF öncelik verir.

UNICEF, âcil durumlardaki çocukların haklarını korur. Birleşmiş Milletler bünyesindeki ortakları ve diğer insani yardım kuruluşlarıyla birlikte çocukların ve ailelerinin âcil ihtiyaçlarını temin etme ve sıkıntılarını gidermek üzere harekete geçer.

UNICEF, tarafsızdır ve işbirliğinde ayrımcılığa karşıdır. Bütün hizmet ve çalışmalarında öncelik en muhtaç durumdaki çocuklara ve ülkelere verilir.

UNICEF, ülke programları yoluyla, kız çocuklarına ve kadınlara toplumun diğer fertleriyle eşit haklar tanınmasını ve onların toplumların siyasal, sosyal ve ekonomik kalkınmalarına tam katılmalarını desteklemeyi hedefler.

UNICEF, birlikte çalıştığı diğer kuruluşlarla birlikte, dünyaca kabul edilmiş insanlığın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi ve Birleşmiş Milletler Bildirgesi’nde var olan barış ve toplumsal ilerleme vizyonunun gerçekleştirilmesi için çalışır.

Unicef Türkiye milli komitesi
Her Çocuk için;
Sağlık, Eğitim, Eşitlik, Koruma
İNSANLIĞIN GELİŞMESİ ….UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçileri
Gülsin Onay: Ünlü piyanistimiz Gülsin Önay UNICEF yararına 1986 yılında, Ulusal Aşı Kampanyasını desteklemek amacıyla başlayan çalışmalarını aralıksız sürdürmüş ve çeşitli resitaller vermiştir. Gülsin Onay 2003 yılında UNICEF Türkiye iyi niyet elçiliğine atanmıştır.

Ferhan ve Ferzan Önder: Viyana’da yaşayan ikiz piyanistlerimiz 2003 yılından beri iyi niyet elçilerimiz olarak Komitemize destek vermektedirler.

Tayfun Talipoğlu: 26 Ekim 2007′de iyi niyet elçiliği ilan edilen ünlü gazeteci, yazar ve televizyon programları yapımcısı Talipoğlu’nun UNICEF için çalışmaları 2000 yılına uzanmakta. İlk olarak 1999 yılındaki Marmara Depreminin ardından NTV’nin 23 Nisan 2000’de 10 dernek yararına yürüttüğü bağış kampanyasıyla başladı. Bam Teli Programının da ünlü yapımcısı Tayfun Talipoğlu UNICEF’in Kız Çocukların Eğitimi projesine büyük önem verdi ve yürekten destekledi. Çocuk Dostu Medya İletişim Ağı’nın ilk üyelerinden biri olarak UNICEF’in öncelikli konularını TV spotları ve ilgili toplantı ve konferanslara katılımı ile destekledi. 2006 yılında hazırladığı çocuk fotoğrafları sergisinin gelirini UNICEF’e bağışladı. En son ve hâlen devam eden çalışması ise NTV’nin geçtiğimiz 23 Nisan 2007’de başlattığı "Okul Ekliyoruz" kampanyasına sunduğu destektir.

Yıldız Kenter: Devlet Sanatçısı ünvanını kazanmış tiyatro ve sinema sanatçısı, aynı zamanda öğretim üyesi olan Yıldız Kenter 2000 yılından bu yana UNICEF Milli Komitesi Başkanı Prof. Talât Halman’la birlikte Sayın Halman’ın yapıtları olan ‘Türk Aşkı’, Mevlâna ve ‘Türk Shakespeare’i çocuklarımız yararına sunmuş, televizyonlarda ‘Çocuk Hakları’ ile ilgili bağış kampanyalarında kamuoyunu etkileyen yardım çağrılarında bulunmuştur.

Ayşe Kulin: Romancımız Ayşe Kulin yıllardır özellikle ‘kızların eğitimi’ konusunda gerek mektupla gerekse televizyon oturumlarında halkımıza seslenmekte ve onları UNICEF’e yardıma çağırmaktadır.

Müjdat Gezen: Tiyatro ve sinema sanatçısı, şair ve oyun yazarı olan Müjdat Gezen’in UNICEF’le bağlantısı sanatçımızın çocuklar için yazdığı kitapları Örgüt’e bağışlaması ile başlamakta ve çok uzun yıllara dayanmaktadır. Müjdat Gezen UNICEF için orkestra şefliğinden, sunuculuğa kadar çeşitli görevler yerine getirmiş, televizyon kanallarında ‘Çocuk Hakları’nın savunuculuğunu yapmıştır.

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI
UNICEF (United Nations Children’s Fund – Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu)

http://www.unicef.org/
http://www.unicef.org/voy/
http://www.unicefturk.org/

1946 Yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’daki çocuklara yardım amacıyla kurulmuştur. Daha sonra 1953 yılında BM’nin devamlı bir organı haline gelen UNICEF, gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul çocuklara yardımı görev edinmiştir.

UNICEF çocuk haklarının korunması ve çocukların temel ihtiyaçlarının giderilmesi için çalışan bir uluslararası bir kuruluştur. UNICEF çalışmalarını uluslararası çocuk hakları bildirgesine dayalı olarak sürdürmektedir. Çocuk hakları bildirgesi uluslararası değişik kültür ve devlet sistemlerine dayalı olarak hazırlanmış ve bütün dünya çocuklarına temel bir yaşam standardı getirmeye çalışan bir sistemin eseridir. Bu temel standartlar kişinin ırkı, dili, dini, cinsiyeti, düşünceleri, fiziksel durumu (sakatlık gibi) gibi özelliklere bakılmaksızın bütün insanların aynı derecede saygılı, eşit ve adil olarak davranılmasını gerektirir.

ÇOCUK HAKLARININ TARİHÇESİ

Çocuk hakları ile ilgili gelişmeler 1800′lü yılların başlarında yetiştirme yurtlarındaki uygulamalarla başlamıştır. 20. yy’nin başlarından itibaren çocuk haklarının yetişkin haklarından farklı olarak algılanması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaya başlamıştır.

Bu düşünceyle hazırlanan Çocuk Hakları Bildirgesi 1924 yılında Birleşmiş Milletler (League of Nations) tarafından kabul edilmiştir. Daha sonra 1959 ve 1989 yıllarında olmak üzere iki kez yenilenmiştir. Birleşmiş Milletler sürekli yaptığı çalışmalarla çocuk haklarını temel ilkeler ve standart kurallara bağlamaya çalışmaktadır.

Birleşmiş Milletlerin çocuk hakları sözleşmesinin kökeni Çocukları Koruma derneğinin kurucusu Eglantyne Jebb’in çocuk haklarının beş temel ilkesini ortaya attığı 1923 yılına kadar dayanır. Daha sonra bu ilkeler Birleşmiş Milletler tarafından 1924 yılında kabul edilmiş ve Cenova Sözleşmesi olarak tanınmıştır.

II. Dünya Savaşını takiben Birleşmiş Milletler insan hakları üzerine daha çok yoğunlaşmış ve 1948 yılında İnsan Hakları Bildirgesi’ni yayınlamıştır. Bu bildirgede çocuk haklarına değinilmişse de bunlar yetersiz görülmüş ve 1959 yılında BM bu sefer çocuk haklarına özel bir bildirge yayınlamıştır. On temel maddeden oluşan bu sözleşme yalnızca çocuk haklarının genel bir çerçevesini çizmekteydi.

Bundan tam 30 yıl sonra 1989 yılında, Birleşmiş Milletler önceki sözleşmeyi yenilemiş ve bunu 54 maddeye çıkararak genişletmiştir. Ayrıca üye ülkelerin sözleşmeyi imzalamasıyla bu sözleşme uluslararası bir yasa haline gelmiştir.

ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN TEMEL İLKELERİ

Çocuk Hakları Sözleşmesine göre:

Çocukları ilgilendiren konularda alınan kararlar, yapılan kanunlar ve devlet tarafından yapılan uygulamalar mutlak olarak çocukların yararları ve çıkarları dikkate alınarak yapılmalıdır.
Çocuklar ve ailelerinin din, dil, ırk politik düşünce gibi ayrıcı özelliklerine bakılmaksızın sözü edilen bu haklara eşit olarak sahiptirler.
Çocuklar kendileri ile ilgili görüş ve düşüncelerini her şekilde özgürce açıklama hakkına sahiptirler.
Bu ilkelere dayanarak hazırlanan sözleşmenin ana maddeleri aşağıdadır:

Çocuğun Tanımı (Madde 1): 18 Yaşı altındaki herkes çocuk olarak tanımlanır.
Eşitlik İlkesi (Madde 2): Bu bildirge çocukların ırk, dil, din gibi diğer ayırıcı özelliklerine bakılmaksızın, hepsine eşit olarak uygulanır.
Çocukların Yararlarını Gözetme (Madde 3): Aileler çocukların yararlarını ön planda dikkate alarak karar vermelidir.
Yaşam Hakkı (Madde 6): Çocukların sağlıklı yaşam hakkı vardır ve bu hak devlet tarafından güvence altındadır.
Çocukların Düşünce Ve Görüşlerine Değer Verilmesi (Madde 12): Aileler çocukları ile ilgili sürekli karar almaktadırlar. Ancak bu kararları alırken çocuklarının düşüncelerini de dikkate almalıdırlar. Bu, çocukların ebeveynlerine istedikleri her şeyi yaptırmaların anlamına gelmemelidir. Ancak çocuklarında kendi görüşlerini özgürce açıklama hakları da olmalıdır.
Çocuk Hakları Sözleşmesi Türkiye tarafından imzalanmış ve onaylanmıştır. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri ve Somali dışındaki bütün dünya ülkeleri tarafından onaylanmıştır. Daha sonra Birleşmiş Milletler bu sözleşmeye ek olarak çocuk ticareti ve asker çocuk konularıyla ilgili isteğe bağlı iki protokol yayınlamıştır. Bu iki protokol şu anda isteyen üye ülkeler tarafından onaylanmaktadır. Henüz bütün ülkeler tarafından onaylanmamıştır.

Çocuk Hakları Sözleşmesinin en iyi şekilde uygulanabilmesi için Birleşmiş Milletler tarafından bu üye ülkelerdeki çocuk hakları ile ilgili gelişmeleri takip etmek için Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur.

Dünya Çocuk Günü (20 Kasım)

Çocuk Hakları Sözleşmesi 20 Kasım 1959′da kabul edilmiş ve bugünün anısına Birleşmiş Milletler 20 Kasımı Dünya Çocuk Günü olarak ilan etmiştir. Birleşmiş Milletler bugünün çocuklar ile ilgili çalışmalar yapılarak kutlanması gerektiğinin altını çizmiş ve dünya çocuklarının hayatını iyileştirecek araştırmalara önem verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920 günü kurulması onuruna Atatürk’ün Türk ve Dünya çocuklarına armağan ettiği bir bayramdır. 1979′un UNESCO tarafından ‘çocuk yılı’ ilan edilmesiyle birlikte o yıla kadar ulusal olarak kutlanan bayram uluslararası nitelik kazanmıştır. 1979′dan bu yana her yıl 23 Nisan’da TRT tarafından geleneksel olarak 23 Nisan Çocuk Şenliği düzenlenmekte ve bir hafta süren etkinliklere 8-12 yaş arası dünya çocukları davet edilmektedir.

Dünya Çocuk İşçiliği Günü (12 Haziran)

12 Haziran günü dünyadaki çocuk işçiliğine karşı çalışmalar yapmak için Dünya İş Örgütü’ nün (ILO) önderliğinde kutlanmaktadır.

Afrikalı Çocuklar Günü (16 Haziran)

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Soweto kentinde binlerce çocuk daha fazla haklar ve daha iyi bir eğitim için bir yürüyüş düzenlediler. Bu yürüyüş sırasında yüzlerce çocuk öldürüldü. Daha sonra çıkan olaylarda da binlerce kişi hayatını kaybetti. Bu olaylarda ölenlerin anısına 16 Haziran günü Afrikalı çocuklar günü olarak 1991 den beri kutlanmaya başlamıştır.Tunalım…
DÜNYADA ÇOCUKLARIN SON DURUMU

21 gelişmiş ülke çocuklarının durumuna göre değerlendirildi. Çocukların durumu en iyi olan ülkeler Hollanda, İsveç ve Danimarka. ABD ve İngiltere listenin son iki sırasında yer aldı.Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF, ilk kez dünyanın zengin ülkelerindeki çocukların durumunu belirleyen bir araştırma yayınladı. 21 ülkedeki çocukların maddi olanaklarını, ruhsal durumlarını ve kendilerine sunulan fırsatları değerlendiren raporun en çarpıcı bulgusu, ABD ve İngiltere’nin listenin son iki sırasında yer almaları.UNICEF raporunda, dünyanın sanayileşmiş ve en zengin 21 ülkesindeki çocukların yaşam koşulları 6 kategoride inceleniyor.UNICEF uzmanları, gelişmiş ülkelerin çocuklarının maddi durumlarına, aileleri ve arkadaşlarıyla ilişkilerine, sağlık ve güvenlik durumlarına, eğitim olanaklarına, karşı karşıya oldukları risklere ve çocukların kendilerini nasıl hissetiklerine bakarak bir sıralama yapıyor.Rapora göre, eğitim ve sağlık olanaklarının en iyi olduğu, çocukların kendilerini en mutlu hissetiği ülkeler sırasıyla Hollanda, İsveç ve Danimarka.Ancak yine de incelenen 21 ülkede çocukların hala yoksullukla, maddi sorunlarla karşılaştığı, eğitim ve sağlık sorunlarını giderecek yatırımlar yapılmadığı görülüyor.Raporun en çarpıcı bulgusuysa ABD ve İngiltere’nin listenin son iki sırasında yer almaları. Kişi başına düşen gelirleri listedeki diğer ülkelerden daha yüksek olmasına rağmen her iki ülke de çocuklara sundukları fırsatlar açısından sınıfta kalıyor.Bu ülkelerdeki çocukların seks, alkol ve uyuşturucuyla çok erken yaşlarda tanıştığı, kendilerini mutsuz hissettiği, geleceklarını vasıfsız işlerde gördüğü belirlendi. Bu veriler, listenin son sırasındaki İngiltere’de büyük yankı uyandırdı. İngiliz yetkililer, raporun eski verilere dayanarak hazırlandığını ileri sürerken, İngiliz basını hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirdi. UNICEF, Türkiye, Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerdeki çocukların durumuna dair yeterli veri olmadığı için rapora dahil edilmediğini açıkladı.
Çocuk hakları Çocuk demek varlık demektir. Gelecekte mevcudiyetin mümkün olması ancak çocukların iyi bir şekilde yetiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Çocuklarının kıymetini bilmeyen ve onları geleceğe hazırlamayan toplumlar bunun bedelini çok ağır öderler.Her konuda olduğu gibi bu konuda da Resulullah Efendimiz(s.a.v.) öncülük ederek çocuklara gereken ihtimamın verilmesi konusunda açıklamalarda bulunmuştur. Köhnemiş ve ruhsuz batı toplumu basiretsizliğini bu konuda da sergileyerek çocukla, büyüğün; erkekle kadının birbirlerinden farklı olduğunu anlayamamış hepsine de aynı nazarla bakmış, objektif bir tutum sergileyememiştir. Eflatun Devlet adlı eserinde çocukların ana babalarını tanımalarına gerek olmadığına, bunların tamamıyla devlete ait olması gerektiğine inanır. Roma İmparatorluğunda ise çocuğa ailesinden gelen her türlü eziyet reva görülmüş, devlet müdahalesi ortadan kaldırılmıştır. Bu toplumlarda çocuğun aileden alacağı sevgi, merhamet, şefkat duyguları görmezden gelinmiştir ve onun ruh hali hiçe sayılmıştır.IRAK’TA 500 000 ÇOCUK ÖLDÜ .Zamanla çocuğun iyi yetiştirildiğinde ve sahip çıkıldığında paha biçilmez bir rahmet olduğunu, gereken özenin gösterilmeyerek toplum tarafından dışlanıp, sahip çıkılmadığında ise bir bela olduğunu, çocukların iyi bir şekilde eğitilmesinin bütün milletlerin ortak sorunu olduğunu gören batılılar bir takım önlemler almak zorunda kaldılar. Netice olarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A (III) sayılı kararı ile kabul ve ilan edilen İnsan Hakları Beyannamesinin 20.,23.,24.,25.,26. maddelerinde çocukların himayesi ile ilgili maddelere yer verilmiştir.Daha sonra ise 20 Kasım 1959 da Birleşmiş Milletlerde Çocuk Hakları Beyannamesi kabul edilmiştir. 191 ülke tarafından kabul edilen Türkiye’nin 1990 yılında taraf olduğu 54 maddelik bu sözleşmenin amacı dünya çocuklarının daha iyi şartlarda yaşatılması ve eğitilmesi iken bugün bunların hiç birine ulaşıldığının söylenmesi mümkün değildir. Hala milyarlarca çocuk açlık sınırının altında yaşamakta, hastalıklarla mücadele etmekte ve bu sözleşmelere öncülük eden devletlerin silahları tarafından öldürülmektedir. Yanı başımızdaki Irak Savaşında yarım milyondan fazla çocuk yaşama gözlerini yummuştur. Oysaki bundan 14 asır önce İslam Peygamberi Savaş Hukukunda ki görüşleri ile sivillerin ve çocukların yaşam hakkını garanti altına almıştı.ÇOCUKLARIMIZ EĞİTİLMİYORİnsan eğitimle doğmaz, ama eğitimle yaşar. Çocuk dediğimiz de aklımıza ilk gelen mesele eğitim meselesidir. Yarınlara sahip olmak, geleceği elinde tutmak isteyen toplumlar yeni nesillerin eğitimleri ile yakından ilgilenmelidir. Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin. Sözü yabana atılmaması gereken bir sözdür. Eğitim okul hayatı ile değil aile hayatı ile başlar bunun için ilk önce aileler eğitilmelidir. Gündelik bilgiye medya ile ulaşan çocukların hayatında medya çok etkin bir rol oynamaktadır. Çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki gelişimini negatif yönde etkileyecek yayınlar nedeniyle çocuklara fayda yerine zarar verilmektedir. Öte yandan eğitimin yerini ve önemini hala anlayamayan aileler çocuklarını okula göndermemektedirler.2003 yılında 640 bin kız çocuğu okula gönderilmeyerek eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır. Türkiye’de ilköğretime devam oranı kız çocuklarında yüzde 69 erkek çocuklarında yüzde 73, ortaöğretime kayıt oranı ise kızlarda yüzde 48, erkeklerde yüzde 67 civarındadır. Bu rakam ise 21.y.y. şartlarında cehaletin korkunç boyutlarda olduğunu göstermektedir. Araştırmalara göre Türkiye’nin %90 basit halk yığını sınıfına girmektedir. Bu insanlar her duyduğuna inanan, çabuk kanan insanlardır. Az buçuk eğitimli insanlar ise medyanın yönlendirmeleri ile iyiden iyiye acizleşmektedirler. Bunların önüne geçmek için ise insanlar çocuk yaşta iyi bir eğitime tabi tutulmalıdırlar.ÇOCUKLARIN TEMEL HAKLARI,Yaşama, korunma, gelişme, katılım hakları çocukların temel haklarıdır. Bu haklara riayet edilmeli, çocukların bu haklarını özgürce yaşamaları sağlanmalıdır. Çocukların kendilerini etkileyen her kararda fikir beyan etmeleri sağlanmalıdır. Bu kişiliğin gelişimi için çok önemlidir. Aksi tutumlar çocuğun aşağılanması, reddedilmesi, tehdit edilmesi, yalnız bırakılması, yıldırılması ile oluşan duygusal istismar; dayak atılması, işkence yapılması, yaralanması ile meydana gelen fiziksel istismar sonucunda çocuğun ruh dünyasında tamiri mümkün olmayan yaralar açılır. Bunlar ise beraberinde okulda başarısızlığı, okuldan ve evden kaçmayı, içine kapanıklığı, şiddeti, suç eğimliliği, depresyonu ve çeşitli ruhsal hastalıkları getirir.ATATÜRK İÇİN ÇOCUKLAR ÇOK DEĞERLİYDİ.Çocukların hepimizin en değerli varlığı olduğunu ve bu ülkenin gelecekte onlara teslim edileceğini ve onlarla payidar olacağının farkındalığında olan Atatürk ulus egemenliğine geçmenin sevincini çocuklarla paylaşmıştır. Bir avuç inanmış insan ile yola çıkan Atatürk başarısını insan ve vatan sevgisine bağımsızlık aşkına borçluydu. Dünyada taklitleri bulunan fakat eşi benzeri bulunmayan bir bayramı Atatürk Türk ve Dünya çocuklarına armağan etmiştir.1979 yılını UNESCO nun Çocuk Yılı ilan etmesi ile bu bayram uluslar arası nitelik kazanmıştır. Atatürk, bugünde yönetimin çocuklara bırakılması geleneğini başlatmıştır ve hala bu gelenek devam etmektedir. Fakat çocuklar bir günlüğüne yönetimi devraldıktan sonra eğitim sorunlarıyla, yaşam sorunlarıyla ve daha birçok sorunla baş başa bırakılmaktadır.SÖZÜN ÖZÜ:Çocukları severiz. Çünkü çocuklar bizim devamımızdır. Her çocukta bizi ebediyete doğru götüren iştiyakımızın (özlemimizin) tatminini buluruz. TUNALIM…….ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZDİR.ÇOCUKLARA YARDIM PROĞRAMLARINA KATILMAKTAN ÇEKİNMEYELİM.SAYGILARIMLA....Tunalim

25 Ocak 2009 Pazar

BU ALEME GELDİK BİR DOST BULMAYA

JAMAİKA